Uğur Mumcu ölümünün 19. yılında Çorlu'da anıldı.
24 Ocak 1993 tarihinde evinin önünde arabasına konulan bombanın patlaması sonucunda hayatını kaybeden Gazeteci Yazar Uğur Mumcu, tüm yurtta olduğu gibi Çorlu'da da anıldı. CHP Çorlu İlçe Teşkilatı ve Atatürkçü Düşünce Derneği Çorlu Şubesi'nin işbirliğiyle düzenlenen anma programı kapsamında Uğur Mumcu'nun sevenleri Cumhuriyet Meydanı'ndan Uğur Mumcu Parkı'na kadar kortej halinde yürüdü. Uğur Mumcu Anıtı'nın önünde düzenlenen anma programında Atatürkçü Düşünce Derneği Başkanı Gökhan Çelik ve CHP Çorlu İlçe Başkanı Uğur Mumcu'nun fikir dünyasını anlatan konuşmalar yaptı. Uğur Mumcu'yu sevenlerin şiirler okuduğu anma töreninde, Çorlu Belediye Başkanı Ünal Baysan da katılımcılara hitaben bir konuşma yaptı. Uğur Mumcu'nun ölümünün 1. Yıl dönümünde onun adını taşıyan anıtı törenle açtıklarını hatırlatan Baysan, "24 Ocak 1993 tarihinde kanlı eller elim bir bombalı saldırı sonucunda onu aramızdan aldılar. Onu katleden karanlık eller sadece Uğur Mumcu'nun şahsını değil, onun savunduğu değerleri, toplumla paylaştığı düşünceleri ve daha nice aydınlarımızın aydınlanma ülküsünü hedef almışlardır. Çünkü Uğur Mumcu, araştıran, sorgulayan, okurlarına her daim hayata ve dünyaya farklı bir pencereden bakmayı öğreten bir aydındı. Bizler de güne onun gazetedeki yazılarını okuma başlardık.
Gazeteci Yazar Uğur Mumcu'nun savunduğu düşüncelerin bazılarını paylaşmak isterim:
Bir kişiye yapılan haksızlık, bütün topluma karşı işlenen bir suçtur.
Bilgi sahibi olmadan, fikir sahibi olunmaz.
Bir ulus, ne kadar okuma-yazma, öğrenme, araştırma eğilimde ise, o kadar sağlam, o kadar hoşgörülü ve demokrat yapıda olur.
Unutmayalım ki cesur bir kez, korkak bin kez ölür. Önemli olan, insanın böyle bir toplumda "mezar taşı" gibi susmamasıdır.
Türk vatandaşı; İsviçre Medeni Kanunu'na göre evlenen, İtalyan Ceza Yasasına göre cezalandırılan, Alman Ceza Mahkemeleri usulü yasasına göre yargılanan, Fransız İdare Hukukuna göre idare edilen ve İslam Hukukuna göre gömülen kişidir.
Bu sözleri söyleyen Gazeteci Yazar Uğur Mumcu, karanlık odakların hedefi haline geldi. Onu öldürerek düşüncelerini, fikirlerini ve ideallerini de yok edeceklerini sandılar. Aradan geçen 19 yıl bize bir kez daha göstermiştir ki, Uğur Mumcu eserleriyle hala aramızda yaşamaktadır. Ancak onun aracına bomba koyanlar ve azmettirenler hala tespit edilememiştir. Bunu yapanlar her kim olursa olsun, şiddet ve nefretle kınıyoruz. Onu katledenler her zaman lanetle anılacak ve tarihin karanlık sayfalarındaki yerini alacaktır.
"Kimi ölüler bize ne kadar yakın, Yaşayanların birçoğu ne kadar da ölü," diyen Uğur Mumcu, tıpkı bu sözlerinde olduğu gibi sanki yaşıyormuşçasına aramızdadır. Onu hain bir terör eylemiyle katledenler ise bizim nazarımızda ölüdür. Sözlerimi Uğur Mumcu'nun bir başka sözüyle bitirmek istiyorum: "Bir gün mezarlarımızda güller açacak ey halkım, unutma bizi... Bir gün sesimiz, hepinizin kulaklarında yankılanacak ey halkım, unutma bizi," diye konuştu. Fransa Senatosu'nun Sözde Ermeni Soykırımının inkârını suç sayan yasa tasarısını onaylamasına da değinen Baysan, fikir ve ifade özgürlüğünü kısıtlayan yasa tasarısını ve Fransız Parlamentosunu kınadığını belirtti.
Anma töreninin sona ermesiyle birlikte katılımcılar Uğur Mumcu Anıtı'na, köşe yazılarının yayınlandığı Cumhuriyet Gazetesi ile kırmızı karanfiller bıraktı.